- Bugünlerde kızım alt azı dişleri sebebiyle huzursuz ve uykusuz günler/geceler geçiriyor(uz).
-Seminer dönemi olduğu için okula gidip geliyoruz birlikte.Tüm öğretmenlerin kucağında ordan oraya dolaşıp duruyor.
-Dayısı geldi memleketten.Bugün O'nu görmek için diğer dayısının yanına gittik.Gitmişken 1 saat kadar Üsküdar'da turladık.Büyük dayısının Afganistan'a gideceğini öğrendik.Yarınsa küçük dayı bize geliyor.(Yaşasın!)
-Bahar ve Deniz Teyzesi geldi bugün okula.Bir mutlu olduk sormayın:))Oyunlar,kakara kikiriyle geçti günümüz.
-Kitap sipariş verdim netten.Oh,mis gibi kitap kokusu geliyor burnuma..
-Bir yazma bir yazmama isteği dolup taşıyor.Bir de uykusuz olunca elim gitmiyor bir türlü yazmaya.
-Okul başlıyor pazartesi.Bu hafta toplantı sebebiyle ilk ayrılığımızı yaşadık.Çok zor bir süreç biliyorum.Rabbim yardımcımız olsun..
-Günler geçiyor ve gün geçtikçe daha da güzelleşerek ve hayatımı güzelleştirerek büyüyor kızım..
sammertt
16 Eylül 2010 Perşembe
13 Eylül 2010 Pazartesi
O günlerin gelmesini bekliyorum..
Kızımla el ele gezeceğim, şarkılar söyleyip dans edeceğim, hiç bir neden yokken bana koşup sarılmasıyla mutlu olacağım, kuşlara,ağaçlara,yerdeki minik karıncaya bakıp onunla birlikte el çırpacağım, üzüldüğünde,heyecanlandığında,korktuğunda dualarla yanında olacağım ama illaki her anında onunla bir güzellik keşfedeceğim pek çok günün gelmesini bekliyorum.Tıpkı doğmadan önce ve doğduktan sonra bugünlerin gelmesini beklediğim gibi heyecanla bekliyorum...
10 Eylül 2010 Cuma
Sevgili Kızım'a
Bu geç kalmış bir yazıdır...
Geçen senenin 24 Ağustos'unda yeni bir nefes girdi hayatıma.Minik bir el tuttu parmaklarımdan.O minik elin sahibi şimdi 1 yaşında.Hayat bu ne olacağı belli olmaz ama asla ayırmasın Rabbim bizi ne bugünümüzde ne yarınımızda..
Geçen senenin 24 Ağustos'unda yeni bir nefes girdi hayatıma.Minik bir el tuttu parmaklarımdan.O minik elin sahibi şimdi 1 yaşında.Hayat bu ne olacağı belli olmaz ama asla ayırmasın Rabbim bizi ne bugünümüzde ne yarınımızda..
24 Haziran 2010 Perşembe
Çocuk yetiştirme
"Çocuklarınız, sizin çocuklarınız değildir.
Bunlar kendini özleyen hayatın oğulları ve kızlarıdır.
Siz bunların dünyaya gelmelerine vasıta oldunuz, fakat bunlar sizin değildir.
Gerçi onlar sizinle beraberdir, fakat sizin malınız olamazlar.
Onlara sevginizi verebilirsiniz, fakat düşüncelerinizi asla! Çünkü onların kendilerine has düşünceleri vardır.
Siz onların gövdelerini barındırabilirsiniz, fakat ruhlarınızı barındıramazsınız. Çünkü ruhları yarının sarayındandır. Sizse orasını rüyanızda bile göremezsiniz.
Siz onlara benzemek için uğraşabilirsiniz, fakat onları kendinize benzetmek için uğraşmayınız.
Çünkü hayat, geriye adım atmaz ve dün ile ilgilenmez.
Siz o yaylarsınız ki, çocuklarınızı, birer canlı ok gibi fırlatırsınız.
Oku atan kimse, sonsuzluk içinde aldığı nişan yerini görür ve okunu süratle uzağa vardırmak için, yayını ne kadar bükmek mümkünse, o kadar büker.
Oku atanın elinde büküldüğünüz zaman, seve seve bükülünüz; çünkü oku atan kimse, uçan oku sevdiği gibi, sağlam yayı da sever." demiş Lübnanlı düşünür Halil Cibran çocuklarla ilgili kendisine soru sorulduğu zaman...
Anlayıp uygulayabilene...
NOT: Bu yazı Vehbi Vakkasoğlu'nun Sevgi Merkezli Çocuk Eğitimi Kitabından alınmıştır.
Bunlar kendini özleyen hayatın oğulları ve kızlarıdır.
Siz bunların dünyaya gelmelerine vasıta oldunuz, fakat bunlar sizin değildir.
Gerçi onlar sizinle beraberdir, fakat sizin malınız olamazlar.
Onlara sevginizi verebilirsiniz, fakat düşüncelerinizi asla! Çünkü onların kendilerine has düşünceleri vardır.
Siz onların gövdelerini barındırabilirsiniz, fakat ruhlarınızı barındıramazsınız. Çünkü ruhları yarının sarayındandır. Sizse orasını rüyanızda bile göremezsiniz.
Siz onlara benzemek için uğraşabilirsiniz, fakat onları kendinize benzetmek için uğraşmayınız.
Çünkü hayat, geriye adım atmaz ve dün ile ilgilenmez.
Siz o yaylarsınız ki, çocuklarınızı, birer canlı ok gibi fırlatırsınız.
Oku atan kimse, sonsuzluk içinde aldığı nişan yerini görür ve okunu süratle uzağa vardırmak için, yayını ne kadar bükmek mümkünse, o kadar büker.
Oku atanın elinde büküldüğünüz zaman, seve seve bükülünüz; çünkü oku atan kimse, uçan oku sevdiği gibi, sağlam yayı da sever." demiş Lübnanlı düşünür Halil Cibran çocuklarla ilgili kendisine soru sorulduğu zaman...
Anlayıp uygulayabilene...
NOT: Bu yazı Vehbi Vakkasoğlu'nun Sevgi Merkezli Çocuk Eğitimi Kitabından alınmıştır.
23 Haziran 2010 Çarşamba
Anne Café
Kendisini şahsen tanımıyorum.Blogunu da tevafuken keşfettim.Kızı Ayşe'yle ilgili tutmuş olduğu bir günce anne café..Ama her yazısını okuyuşumda beni oldukça mutlu eden, olaylara farklı yönlerden bakmamı sağlayan, çoğu zaman yorum yapmadan çıkmayı içime sindiremediğim bir blog..Ki ben blogların sessiz takipçilerindenimdir çoğu zaman.
Kendisine ne kadar teşekkür etsem azdır özellikle bana daha fazla dua etmem için yol gösterdiği için..
Merak edenler için annecafe.blogspot.com
Kendisine ne kadar teşekkür etsem azdır özellikle bana daha fazla dua etmem için yol gösterdiği için..
Merak edenler için annecafe.blogspot.com
merhaba
Yazmaya başlamak bir tutku, bir ihtiyaç galiba.Aktarmak istediğim onca cümle varken susup oturmayı kaldırmıyor yüreğim artık.Belki zaman zaman saçmalayacağım ama yine de burda yazanlar beni ben yapan şeyler, düşüncelerim..O zaman vira bismillah demeli ve gemiyi yüzdürmeli artık..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)